23-25 Nisan 2018 tarihleri arasında IMO Hukuk Komitesi 105. Oturumu’nu (LEG 105) gerçekleştirmiştir. Toplantıya DEHUKAM adına Merkez Müdürü Prof. Dr. Hakan KARAN ile Ar. Gör. Kübra VAR TÜRK katılmıştır.

Toplantıda ele alınan hususlar özetle aşağıdaki gibidir:

  • 2010 HNS PROTOKOLÜNÜN YORUMUNUN UYUMLU HALE GETİRİLMESİ VE  YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNİN KOLAYLAŞTIRILMASI

14 Nisan 2015’te Nairobi Enkaz Kaldırma Sözleşmesinin yürürlüğe girmesi  ile 2010 HNS Protokolünün sorumluluk ve tazminat rejimlerini düzenleyen uluslararası sözleşmeler arasında kalan tek boşluk olduğu hatırlatıldı. Yük gemilerinin ve taşınan yüklerin artan sayısına rağmen, yeterli sayıda imzacı devlet olmadığı için yürürlük kazanmamıştır. Toplantıda Kanada ile Türkiye 2010 HNS Protokolü onay belgelerini sunmuştur. Böylelikle 2010 HNS Protokolü’ne taraf ülke sayısı üçe çıkmış ve Protokol’ün yürürlüğe girmesi için gerekli olan %72 yük kapasitesine ulaşılmıştır. Ancak 2010 HNS Protokolü’nün yürürlüğe girmesi için dokuz devlete daha ihtiyaç vardır.

  • GEMİ ADAMLARININ TERKİ DURUMUNUNDA FİNANSAL GÜVENCE HÜKMÜ VE 2006 TARİHLİ ILO DENİZ İŞ SÖZLEŞMESİ DEĞİŞİŞİKLİK SÜRECİ IŞINDA GEMİ ADAMLARININ ÖLÜM VEYA YARARLANMALARI HALİNDE SÖZLEŞMEDEN DOĞAN ALACAKLARA KARŞI DONATANIN SORUMLULUĞU

Deniz İş Sözleşmesi’nde (MLC 2006) gemiadamlarının terk edilmesine ilişkin finansal güvence hükmü ile, gemiadamlarının yararlanma ve ölümlerine ilişkin hükümlerde yapılan değişiklikler 18 Ocak 2017 tarihinde yürürlüğe girmiştir. IMO Hukuk Komitesi Toplantısı’nın 104. Oturumunda, IMO ve ILO’nun terke ilişkin ortak veritabanının güncellenmesinin önem arz ettiği ve güncelleme sonuçlarının IMO Hukuk Komitesi’nin 105. Oturumunda Komiteye ve ILO’nun yönetim organlarına rapor verilmesi hususunda mutabakata varılmıştır. Veritabanına 19 Ocak 2018’den itibaren 4020 gemiadamını ilgilendiren 316 terk vakıasının kaydedildiği görülmektedir. Bu vakıalardan 156’sı sonuçlanmış, 58’i ihtilaflı, 50’si gayri faal durumdayken; 52’si kesin karara bağlanamamıştır. 2011’den 2016 yılına kadar yıllık olarak rapor edilen vakıa sayısı 12 ila 19 arasında değişmiş olup; 2017’de bu sayı önemli ölçüde artarak 55’e ulaştığı rapor edilmiştir. Çeşitli terk vakıalarında gemiadamlarının kötü koşullarda bırakıldığını ve gemiadamlarına kötü muamele edildiğini gösteren raporlar Komiteye sunulmuştur.

  • DENİZ KAZALARINDA GEMİADAMLARINA ADİL MUAMELE

Komite, IMO ve ILO tarafından birlikte kabul edilen, 2006 tarihli Bir Deniz Kazası Olayında Gemiadamlarına Adil Muamele Yapılmasına Dair Rehber Kurallar ile ilgili olarak, denizcilerin haklarını ve Rehber Kuralların uygulanmasında devletlerin farklı yaklaşımları olması nedeniyle, ITF tarafından Rehber Kuralların yorumlanmasına yönelik olarak devletler için kılavuz hazırladığını belirtmiştir. Bu konuda bölgesel bazda detaylı çalışmalara devam edilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve Panama Delegesi, Latin Amerika Bölgesi için yapılacak herhangi bir bölgesel çalıştaya ev sahipliği yapmayı teklif etmiştir. 

  • DENİZ HAYDUTLUĞU

Komite’de, LEG 104’ten bu yana meydana gelen deniz haydutluğu ilgili gelişmeler, özellikle MSC 98’de görüşülen yüzer silahlarla ilgili hususlar ile 2017 tarihli Cibuti Davranış Kuralları’na ilişkin Cidde Değişikliği’nin durumu ve 5-7 Temmuz 2017 tarihleri ​​arasında Mauritius’ta gerçekleşen Somali Kıyılarındaki Haydutluğa Karşı Temas Grubu’nun 20. Genel Kurul Toplantısı’nda alınan kararlara ilişkin rapor ele alınmıştır. Tartışmalar sırasında dile getirilen görüşler şunlardır:

  • IMO, deniz haydutluğunun hem yasal hem de teknik yönlerini tartışmak, ayrıca deniz haydutluğu ve silahlı soygunla mücadele çabalarının üstlenilmesi için uygun bir forumdur.
  • Deniz haydutları tarafından esir alınan gemiadamlarının ücretlerine ilişkin olarak ILO’daki gelişmeler ve ilgili MLC değişiklikleri izlenmeye devam edilmelidir.
  • Gine Körfezi’nde saldırıların ve esir tutulan gemiadamlarının sayısının giderek artması endişe vericidir.
  • Cibuti Davranış Kuralları ve Cidde Değişikliklerinin desteklenmesi gerekmektedir.   
  • OTONOM SUÜSTÜ GEMİLERİ

Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 10 devlet tarafından, teknolojinin ilerlemesiyle Maritime Autonomous Surface Ships (MASS)’in uluslararası mevzuatta ne ölçüde değişiklik yapılacağına karar vermek üzere, IMO sözleşmelerinin kapsamının belirlenmesi ve boşluk analizi yapılması için yeni bir gündem maddesi teklif edilmiştir. Teklif kabul görmüş ve LEG 106 gündemine, 2022 yılı sonu hedef gösterilerek MASS ile ilgili değişiklik yapılması gündeme gelebilecek olan sözleşmelerin kapsam belirleme çalışması ve boşluk analizi yapılması başlıklı yeni bir madde dahil edilmiştir. Teklif üzerine derinlemesine bir tartışmanın ardından, büyük destek alan yeni gündem maddesi için ilk etapta yapılan yorumlar şu şekildedir:

  • Kapsam belirleme çalışması ve boşluk analizi, IMO Deniz Güvenliği Komitesi (MSC) tarafından üstlenilen çalışmaları tamamlamak amacıyla, Hukuk Komitesi’nin yetkisindeki sözleşmelerle sınırlandırılmalıdır.
  • LEG tartışmaları, MSC tarafından kararlaştırılacak olan tanımlara, terminolojiye ve kapsamlara (örneğin farklı otomasyon seviyelerine göre) dayalı olmalıdır.
  • LEG, MASS ile ilgili uluslararası yasal çerçevede boşluğun veya tutarsızlığın olmamasını sağlamalıdır;
  • Bu çalışma oldukça zor olacağından, IMO organları arasındaki uyumun sağlanması, özellikle IMO Deniz Güvenliği Komitesi (MSC) ile iyi bir koordinasyon oluşturulması için çağrıda bulunulması gerekmektedir.
  • MASS, UNCLOS ile ilgili birçok sorunu gündeme getirecektir.

MASS’ın gemiadamlarına etkisi, bir diğer ifadeyle insan unsuru, Komitenin müzakerelerinde yer almalıdır.